Yerçekimi evrendeki en temel kuvvetlerden biridir. Gezegenleri Güneş etrafındaki yörüngede tutmaktan ve bizi Dünya’ya bağlı tutmaktan mesuldür. Peki yerçekimi tam olarak nelerdir? Ve iyi mi çalışır?
Yerçekimi Nelerdir?
Yerçekimi, nesneleri birbirine çeken bir kuvvettir. Bir nesnenin hacmi ne kadar büyükse, yerçekimi çekimi de o denli büyüktür. Nesnelerin yere düşmesinin sebebi budur – zira Dünya’nın hacmi onları aşağı çekmektedir.
Yerçekimi
Yerçekimi teorisini ilk ortaya atan fert Yunan felsefeci Aristoteles’ti. Nesnelerin yere düşmesinin sebebinin naturel olarak ona çekilmeleri olduğuna inanıyordu. Sadece bu kuram, nesnelerin kütlelerinden bağımsız olarak niçin aynı hızda düştüğünü açıklayamıyordu.
17. yüzyılda İngiliz matematikçi ve fizikçi Isaac Newton daha doğru bir yerçekimi teorisi geliştirdi. Newton’un teorisi, iki cisim arasındaki yerçekimi kuvvetinin kütlelerinin çarpımıyla doğru orantılı, aralarındaki mesafenin karesiyle ters orantılı bulunduğunu belirtir.
Yerçekimi Bilimi
Newton’un yerçekimi teorisi yüzyıllar süresince kontrol edilmiş ve doğrulanmıştır. Ek olarak gezegenlerin güneş etrafındaki yörüngesi, gelgitler ve nesnelerin özgür düşüşteki hareketi şeklinde oldukça muhtelif olguları açıklamak için de kullanılmıştır.
Sadece Newton’un yerçekimi teorisi muhteşem değildir. Evrenin niçin genişlediğini yahut fer hızının bütün gözlemciler için niçin aynı bulunduğunu açıklayamaz. Bu problemler, yerçekiminin daha doğru bir tanımı olan Einstein’ın genel görelilik teorisinin geliştirilmesine yol açtı.
Yerçekiminin Tesirleri
Yerçekiminin kainat üstünde geniş bir tesir yelpazesi vardır. Gezegenleri güneş etrafındaki yörüngede tutmaktan ve bizi Dünya’ya bağlı tutmaktan mesuldür. Yerçekimi ek olarak yıldızların ve galaksilerin oluşumunda ve evrenin evriminde de rol oynar.
Yerçekimi de yıkıcı bir güç olabilir. Depremler, heyelanlar ve tsunamiler yerçekimi tarafınca meydana gelir. Yerçekimi ek olarak nesneleri kara deliklere çekebilir ve burada ebedi derecede ufak bir noktaya ezilirler.
Günlük Yaşamda Yerçekimi
Yerçekimi, hepimizin her gün deneyimlediği bir kuvvettir. Bizi yerde tutan ve yürümemizi, koşmamızı ve zıplamamızı elde eden şeydir. Yerçekimi ek olarak yiyecek yeme, içme ve uyuma şeklinde günlük aktivitelerimizde de rol oynar.
Yerçekimi olmadan hayatlarımız oldukça değişik olurdu. Ayakta duramazdık ve yapılar inşa edemezdik. Ek olarak yiyecek yiyemez yahut içemezdik zira yerçekimi yemek ve suyu bedenimize çeken şeydir.
Yerçekimi evrendeki en mühim kuvvetlerden biridir. Gezegenleri güneş etrafındaki yörüngede tutmaktan ve galaksileri bir arada tutmaktan mesuldür. Yerçekimi ek olarak yıldızların ve kara deliklerin oluşumunda da rol oynar.
Yerçekimi olmadan kainat oldukça değişik bir yer olurdu. Yıldızlar, gezegenler ve galaksiler olmazdı. Kainat uçsuz bucaksız, boş bir boşluk olurdu.
Kara delikler, yer çekiminin en uç örneklerinden biridir. Bunlar, yer çekiminin o denli kuvvetli olduğu feza bölgeleridir ki hiç bir şey, hatta fer bile kaçamaz. Kara delikler, bir yıldızın kendi yer çekimi altında çökmesiyle doğar.
Kara delikler bilim adamları için bir gizemdir. Bir kara deliğin içerisinde ne işe yaradığını yahut içerisine çekilen nesnelere ne işe yaradığını bilmiyoruz. Sadece kara deliklerin evrenin evriminde mühim bir rol oynadığı düşünülmektedir.
Yerçekimi, hâlâ öğrenmekte olduğumuz temel bir kuvvettir. Bilim adamları gelecekte yerçekiminin iyi mi çalmış olduğu ve naturel hayattaki muhtelif vakaları açıklamak için iyi mi kullanılabileceği ile alakalı daha çok şey öğrenmeyi umuyorlar.
Yerçekimi de bir rol oynayabilir
Hususiyet | Tarif |
---|---|
Yer çekimi | Nesneleri birbirine çeken qüç |
Feza-zaman | Yerçekimi tarafınca eğrilen evrenin dokusu |
Kara delik | Uzayda yer çekiminin o denli kuvvetli olduğu, ışığın bile kaçamadığı bir bölge |
Solucan deliği | Uzaydaki iki uzak noktayı birbirine bağlayabilecek uzay-zamanda varsayımsal bir tünel |
Vaka ufku | Hiç bir şeyin, hatta ışığın bile kaçamayacağı bir kara deliğin sınırı |
II. Yerçekimi Nelerdir?
Yerçekimi, hacmi olan iki nesne arasındaki çekim kuvvetidir. Tabiat ananın dört temel kuvvetinin en zayıfıdır, sadece hem de Dünya’daki hepimiz için en önemlisidir. Yerçekimi bizi yerde tutan ve gezegenlerin Güneş’in çevresinde dönmesini elde eden şeydir.
Yerçekimi oldukça esrarengiz bir kuvvettir. Iyi mi çalıştığını hakikaten anlamıyoruz fakat devamlı cazibeli bulunduğunu biliyoruz. Bu, kütleye haiz iki nesnenin devamlı birbirine doğru çekileceği demektir. Bir nesnenin hacmi ne kadar fazlaysa, yerçekimi çekimi o denli kuvvetli olacaktır.
Yerçekimi hem de uzun menzilli bir kuvvettir. Bu, çok önemli mesafelerde tesir edebileceği demektir. Güneş’in yerçekimi kuvveti, güneş sisteminin en uç noktasına kadar ulaşır.
Yerçekimi evrende muazzam bir kuvvettir. Gezegenleri Güneş’in yörüngesinde tutan ve yıldızları galaksilerde tutan şeydir. Ek olarak nesnelerin yere düşmesine yol açan şeydir.
III. Yerçekimi
Yerçekiminin zamanı, kayıtlı insan düşüncesinin en eski günlerine kadar uzanan uzun ve büyüleyici bir tarihtir. Antik dünyada, yerçekimi çoğu zaman doğaüstü bir güç olarak görülüyordu ve etkilerini açıklamak için muhtelif tanrılar ve tanrıçalar çağrılıyordu. Sadece, Orta Yüzyıl’da ilmi inceleme yaygınlaşmaya başladığında, filozoflar ve bilim adamları yerçekimi için daha naturel açıklamalar geliştirmeye başladılar.
Yerçekiminin ilmi bir teorisini ortaya atan ilk bilim adamlarından biri İngiliz felsefeci ve matematikçi Isaac Newton’du. 1687 tarihindeki kitabında Tabiat Felsefesinin Matematiksel İlkeleriNewton, yer çekiminin cisimleri birbirine çeken bir qüç bulunduğunu, bu kuvvetin şiddetinin cisimlerin kütleleriyle doğru orantılı, aralarındaki mesafenin karesiyle ters orantılı bulunduğunu öne süre gelmiştir.
Newton’un yerçekimi teorisi inanılmaz derecede başarılıydı ve iki asır süresince yerçekimi için baskın izahat olarak kaldı. Sadece, 20. yüzyılın başlarında Albert Einstein genel görelilik isminde olan yeni bir yerçekimi teorisi geliştirdi. Genel görelilik Newton’un teorisinden oldukça daha kompleks bir teoridir, sadece hem de oldukça daha doğrudur. Genel görelilik, ışığın büyük kütleli nesnelerin çevresinde bükülmesi ve kara deliklerin varlığı da dahil olmak suretiyle oldukça muhtelif olguları açıklamak için kullanılmıştır.
Günümüzde genel görelilik, kütle çekiminin kabul görmüş kuramıdır ve hâlâ evreni ve onun pek oldukça sırlarını incelemek için kullanılmaktadır.
IV. Yerçekimi Bilimi
Yerçekimi bilimi, varlıklı bir açınma tarihine haiz, geniş ve kompleks bir alandır. Bu kısımda, yerçekimi bilimindeki birtakım temel kavramlar ve teorilere dair kısa bir genel bakış sunacağız.
Yerçekimi bilimindeki en mühim kavramlardan biri yerçekimi alanı fikridir. Yerçekimi alanı, nesnelerin birbirine çekilmiş olduğu bir uzay-zaman bölgesidir. Yerçekimi alanının gücü, nesnenin hacmi ve öteki nesneden uzaklığı tarafınca belirlenir.
Genel görelilik kuramı, yerçekimini tahmin etmek için kullanılan aktüel standart modeldir. Genel görelilik, Albert Einstein tarafınca 20. yüzyılın başlarında geliştirilen bir yerçekimi kuramıdır. Genel görelilik, yerçekimini uzay-zamanın bir eğriliği olarak tanımlar. Bir nesne ne kadar büyükse, uzay-zamanı o denli fazla eğriltir. Feza-zamanın bu eğriliği, nesnelerin birbirine doğru düşmesine yol açan şeydir.
Genel görelilik, gezegenlerin güneş etrafındaki yörüngesi, ışığın büyük kütleli nesnelerin çevresinde bükülmesi ve kara deliklerin varlığı dahil olmak suretiyle oldukça muhtelif olguları açıklamada çok başarıya ulaşmış olmuştur. Sadece, genel görelilik hemen hemen yer çekiminin tam bir açıklamasını sağlamamaktadır. Mesela, genel görelilik hemen hemen karanlık maddenin varlığına dair tatminkar bir izahat sağlamamaktadır.
Yerçekimi bilimi hızla gelişen bir alandır ve devamlı olarak yeni içgörüler elde edilmektedir. Yerçekimi anlayışımız gelişmeye devam ettikçe, kainat ve içerisindeki yerimiz ile alakalı daha derin bir anlak kazanacağız.
V. Yerçekiminin Tesirleri
Yerçekimi tesirleri, Dünya’nın bedenlerimiz üstündeki çekiminden gezegenlerin Güneş’in çevresinde dönme biçimine kadar her yerimizdedir. Yerçekimi yıldızların ve galaksilerin oluşumundan mesuldür ve evrenin evriminde rol oynar.
Yer çekiminin tesirleri iki kategoriye ayrılabilir:
-
Yerçekimi çekimi: Bu, nesneleri birbirine çeken kuvvettir. Gezegenlerin, yıldızların ve galaksilerin oluşumundan mesuldür.
-
Yerçekimi radyasyonu: Bu, ivmelenen nesneler tarafınca yayılan bir enerji biçimidir. Oldukça zayıftır, sadece kırılgan aletler tarafınca tespit edilebilir.
Yerçekimi çekimi, yerçekiminin en bariz etkisidir. Bizi yerde tutan ve nesneleri bıraktığımızda düşmelerini elde eden kuvvettir. Yerçekimi çekimi ek olarak gezegenlerin güneş etrafındaki ve yıldızların Samanyolu galaksisi etrafındaki hareketinden de mesuldür.
Yerçekimi radyasyonu, yerçekiminin oldukça daha sıska bir etkisidir. Bir tek nesneler devasa yükseklikte hızlarda ivmelendiğinde tespit edilebilir. Yerçekimi radyasyonu ilk başlarda 1915’te Albert Einstein tarafınca tahmin edildi ve ilk başlarda 2015’te tespit edildi.
Yerçekiminin tesirleri evreni anlamamızın temel bir parçasıdır. Yıldızların ve galaksilerin oluşumundan sorumludurlar ve evrenin evriminde rol oynarlar. Yerçekimi, dünyamızı ve etrafımızdaki evreni şekillendiren kuvvetli bir kuvvettir.
VI. Günlük Yaşamda Yerçekimi
Yerçekimi, evrendeki her şeyi etkileyen bir kuvvettir; en ufak atom altı parçacıklardan en büyük galaksilere kadar. Bizi yerde tutan ve gezegenleri güneş çevresinde yörüngede tutan kuvvettir. Yerçekimi ek olarak gelgitler, yıldızların ve gezegenlerin oluşumu ve galaksilerin hareketi şeklinde naturel dünyada gördüğümüz birçok fenomenden de mesuldür.
Günlük hayatımızda, yer çekiminin bizlere yakın olan nesneler, örnek olarak kendi bedenimiz ve etrafımızdaki nesneler üstündeki etkilerine en aşinayız. Bir nesneyi bıraktığımızda, yer çekimi kuvveti sebebiyle yere düşer. Aynı yer çekimi kuvveti bizi yerde tutmaktan da mesuldür.
Yerçekimi günlük hayatımızın birçok başka yönünde de rol oynar. Mesela, dağların ve vadilerin oluşumundan, nehirlerin ve okyanusların akışından ve deneyimlediğimiz hava modellerinden mesuldür. Yerçekimi ek olarak bitkilerin ve hayvanların gelişme ve büyüme biçiminde de rol oynar.
Yerçekimi oldukça tanıdık bir qüç olması durumunda, evrendeki en esrarengiz ve büyüleyici kuvvetlerden biridir. Bilim adamları hala yerçekiminin iyi mi çalıştığını ve evrendeki rolünü öğreniyorlar.
VII. Yerçekimi ve Kainat
Yerçekimi, evrendeki nesnelerin hareketini yöneten temel bir tabiat kuvvetidir. Gezegenlerin güneş etrafındaki yörüngede tutulmasından ve yıldızların ve galaksilerin oluşumundan mesuldür. Yerçekimi ek olarak evrenin genişlemesinden de mesuldür.
Yerçekimi kuvveti bir nesnenin kütlesine bağlıdır. Bir nesne ne kadar büyükse, yerçekimi kuvveti o denli büyüktür. İki nesne arasındaki mesafe de yerçekimi kuvvetini etkisinde bırakır. İki nesne ne kadar yakınsa, yerçekimi kuvvetleri o denli güçlüdür.
Yerçekimi oldukça sıska bir kuvvettir. Atomları bir arada tutmaktan görevli olan elektromanyetik kuvvetten oldukça daha zayıftır. Sadece yerçekimi uzun menzilli bir kuvvettir, kısaca büyük mesafelerde tesir edebilir. Bu, yerçekimini evrendeki büyük ölçeklerdeki baskın qüç yapar.
Yerçekimi de evrensel bir kuvvettir. Kütleleri yahut bileşimleri kesinlikle bütün nesneler için aynıdır. Bu, yerçekiminin evrendeki nesnelerin hareketini, en ufak atom altı parçacıklardan en büyük galaksilere kadar açıklamak için kullanılabileceği demektir.
Yerçekimi, hâlâ tam olarak anlaşılamamış büyüleyici ve kompleks bir kuvvettir. Sadece, evrenimizin temel bir parçasıdır ve kozmosu şekillendirmede dirimsel bir rol oynar.
Yerçekimi ve Kara Delikler
Kara delikler, yer çekiminin o denli kuvvetli olduğu uzay-zaman bölgeleridir ki hiç bir şey, hatta fer bile kaçamaz. Bunlar, büyük bir gaz topu olan bir star öldüğünde doğar. Star öldüğünde, çekirdeği kendi içerisine çöker ve bir kara delik yaratır.
Kara delikler aşırı yoğun nesnelerdir. Bir kara deliğin hacmi oldukça ufak bir alanda yoğunlaşmıştır, bu nedenle bir kara deliğin kütle çekimi oldukça güçlüdür. Bu kuvvetli kütle çekimi ışığın bir kara delikten kaçmasını engellemiş olan şeydir.
Kara delikler büyüleyici nesnelerdir, sadece hem de oldukça gizemlidirler. Bilim adamları hala iyi mi çalıştıklarını ve ne olduklarını öğreniyorlar. Kara delikler hakkında en büyük gizemlerden biri, kara deliğin içerisindeki maddeye ne olduğudur. Birtakım bilim adamları maddenin tekillik isminde olan ufak bir noktaya ezildiğine inanır. Ötekiler ise maddenin ebedi bir uzaya yayıldığına inanır.
Kara deliklerin de oldukça kuvvetli nesneler olduğu düşünülüyor. Canlılara zararı olan olabilecek yüksek enerjili ışınım yayabilirler. Kara delikler evreni incelemek için de kullanılabilir. Bilim adamları kara delikleri inceleyerek fizik yasaları ve feza ve dönemin doğası ile alakalı daha çok şey öğrenebilirler.
Yerçekimi araştırmalarının geleceği oldukça aleni. Yerçekimi ile alakalı birçok yanıtsız sual var ve devamlı olarak yeni keşifler yapılıyor. En coşku verici inceleme alanlarından bazıları şunlardır:
- Genel görelilik ile kuantum mekaniğini birleştirecek birleşik bir kütle çekim teorisi arayışı.
- Kara deliklerin ve özelliklerinin incelenmesi.
- Yeni kütle çekim dalgalarının ve kaynaklarının araştırılması.
- Solucan delikleri ve öteki egzotik uzay-zaman geometrilerinin olasılığının araştırılması.
Yerçekimi ile alakalı daha çok şey öğrendikçe, kainat ve içerisindeki yerimiz ile alakalı daha derin bir anlak kazanacağız. Yerçekimi, doğadaki en temel kuvvetlerden biridir ve yıldızların ve galaksilerin oluşumundan vücudumuzun emek verme şekline kadar her şeyde dirimsel bir rol oynar. Yerçekimini inceleyerek, gerçekliğin doğası ile alakalı daha çok şey öğreniyoruz.
Sual 1: Yerçekimi nelerdir?
Yanıt: Yerçekimi, nesneleri birbirine çeken kuvvettir. Elektromanyetizma, kuvvetli nükleer qüç ve sıska nükleer kuvvetle beraber tabiat ananın dört temel kuvvetinden biridir.
Sual 2: Yer çekimi iyi mi çalışır?
Yanıt: Yerçekimi uzay-zamanın eğriliğinden oluşur. Bir nesne ne kadar kütleliyse uzay-zamanı o denli eğriltir. Bu eğrilik nesnelerin birbirine çekilmesine yol açar.
Sual 3: Yer çekiminin tesirleri nedir?
Yanıt: Yerçekiminin kainat üstünde oldukça muhtelif tesirleri vardır. Gezegenleri Güneş etrafındaki yörüngede meblağ, Ay’ı Dünya etrafındaki yörüngede meblağ ve nesnelerin yere düşmesine yol açar. Yerçekimi ek olarak yıldızların ve galaksilerin oluşumunda da rol oynar.
0 Yorum